27 Ağustos 2015

OOAK Art Doll Melisandre :)

Herkese yeniden merhaba:)

Yine uzun süre olmuş yazmayalı, aslında normalde de çok konuşan bi tip olmadığım için belki de bu ara:) Çok konuşup gereksiz boş konuşmak yerine daha çok yaptığım işleri paylaşmayı seviyorum ben. Bilirsiniz aslında çevrenizde de dikkat edin, çok konuşan ve gereksiz sürekli yemin ederek konuşan insanlar aslında çok yalan da konuşan insanlardır. Söylediklerini sürekli yemin ederek karşı tarafa inandırma çabası.. Dikkat ettiğinizde farkedeceksiniz bunun doğruluğunu :)

Herneyse en son tatil öncesi Melisandre'nin ayaklarını paylaşmışım burada:))
Her detayıyla ve özellikle renkleriyle çok sevdim, sizce nasıl? :)


Bayram tatili öncesi bitirmiştim bu bebeğimi, sonrasında ailemin yanına Samsun'a gittim 3 haftalığına, çünkü ablam geldi. Kendisi Almanya'da yaşıyor, ablasına çok düşkün bi tipim ben:) O nedenle bu sene de doyamadık birbirimize :( Fakat uzun süre görüşemesek te birbirimizin iyi haberlerini almak bile mutlu ediyor insanı ki 2 3 günde bir mutlaka telefonda saatlerce konuşuyoruz:)) İşte ben ve ablam:)


Tabi ömürlük dostum Nazlım'la da çok güzel vakit geçirdik yazlıklarında, sabaha kadar sahilde ve çatı katında sohbet edip herzamanki gibi çok güldük :) Birçok konuda hep yanımda oldu, hatta nikah şahidim bile oldu Nazlı. Bu yaz da yine bir ilkte yanımdaydı, ilk dövmemi yaptırdım:) Yakında paylaşırım burada da:)


Elime hamur alamadım, dikiş makinam ve malzemelerim de yoktu yanımda ama yine boş duramadım, uzun süredir aklımda olan el nakışını öğrenmeye çalıştım. Daha önce yabancı baskı kitaplar almıştım, birkaç denemem şöyle;



Ayy buarada yazın en güzel haberi kızkardeşim Ayşenur'un Hacettepe Üniversitesi Ergoterapi bölümünü kazanmasıydı sanırım, yanımda olacağı için çok mutluyum. Yaş ilerledikçe insanın aklı kalıyor çünkü, yaşına göre hep çok olgun ve akıllıydı ama Istanbulu kazanmasından korkuyordum. Bilemiyorum Allah korusun herşey çok kötüye gidiyor, o nedenle çevrede kötü insan varsa akıllı olgun olmanız hiçbirşeye yarayamayabiliyor maalesef. Yurtta kalıp, haftasonu benimle olmak istiyor, hayatı öğrenmesi için çok ta karışmak istemiyorum aslında ama ben de evden 19 yaşında çıkmıştım, üniversite sonrası Muğla ve Antalya'da birçok otelde çalıştım, sonra da Ankara'ya yerleştim 2012'de, çok geçmeden eşimle tanıştık, 8 ay sonra da evlendik:)) 
Şimdi bakıyorum da 7 yıl boyunca kendi ayaklarımın üzerindeydim, bu 7 yıl bana çoook fazla şey öğretti hem insan, hem iş hayatı anlamında. İnsanlara karşı hep 1 adım gerideydim, kimseye tam olarak güvenmedim, 7 yıl sonra tam olarak güvendiğim insanla da evlendim:)) Kızkardeşim de öğrensin istiyorum tabiiki hayatı ama hep bi korumacı moddayım ona karşı ne bilim, görücez artık..
Ablam "sen de çok düşkündün özgürlüğüne, karışma sakın ona" diyor ama ben söz veremiyorum nedense:))

Herneyse tatil dönüşü yaz gribine yakalandım, uzun süredir hiç hasta olmuyordum, bu yaz gribi 1 hafta yatırdı beni:) Nefes almaya başladığım anda da hemen başladım çalışmaya.

Bu makaralığı aylar önce Handizayn Emel ablam hediye etmişti, boyamak bu zamana kısmet oldu:) Çok sevdim:) Çok kullanışlı :)


İyileşir iyileşmez tabiki hemen bir tane daha bebek çalıştım, ismi Eudora, diğer postta geliyor:)

Herkese kocaman sevgiler:)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.